1683'teki II. Viyana Kuşatması'ndan 1718 Pasarofça Antlaşması'na kadar geçen 35 yıllık süreç, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki ilerleyişinin durduğu, sınırların kalıcı olarak gerilemeye başladığı ve nihayetinde Batı'nın askerî üstünlüğünün kabul edildiği tarihi bir kırılma dönemidir.
Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Viyana önlerinde müttefik Avrupa ordularına karşı büyük bir hezimete uğradı. Bu olay, Avrupa'da "Türklerin yenilebileceği" inancını doğurarak yüzlerce yıllık Osmanlı ilerleyişini tersine çevirdi.
Papa XI. Innocentius'un çağrısıyla Avusturya, Venedik, Lehistan ve (1686'da) Rusya'nın katılımıyla Osmanlı'ya karşı bir haçlı koalisyonu kuruldu. İmparatorluğu çok cepheli savunmaya zorlayan ve 16 yıl sürecek yıpratıcı savaşlar dizisi başladı.
Osmanlı ordusu Mohaç'ta Kutsal İttifak kuvvetlerine karşı mağlup oldu. Peş peşe gelen askeri başarısızlıkların ardından orduda çıkan isyan sonucunda Avcı Mehmed (IV. Mehmed) tahttan indirildi ve yerine II. Süleyman geçti.
Bizzat Padişah II. Mustafa komutasındaki ordu, Tisa Nehri'ni geçerken Prens Eugen komutasındaki Avusturya kuvvetlerinin ani baskınına uğradı. Sadrazam Elmas Mehmed Paşa'nın şehit düştüğü bu savaş, ordunun toparlanma umutlarını ağır bir şekilde baltaladı.
Zenta hezimetinin ardından Osmanlı Devleti, batıda ilk kez devasa boyutlarda toprak kaybettiği antlaşmayı imzaladı (Macaristan, Erdel, Mora, Podolya). Klasik tarih yazımında Duraklama Dönemi'nin bitip Gerileme Dönemi'nin başladığı yıl kabul edilir.
Karlofça'nın yarattığı siyasi ve ekonomik travmalar sonucunda çıkan askerî ve sivil ayaklanmayla, Padişah II. Mustafa tahttan indirildi. Yerine, ileride Lale Devri'ne damgasını vuracak olan III. Ahmed tahta çıkarıldı.
Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Çar I. Petro'nun Rus ordusunu Prut bataklıklarında kuşattı. Tam bir imha gerçekleşmese de, Azak Kalesi geri alındı ve devlette "Karlofça'da kaybedilen toprakların geri alınabileceği" umudu yeşerdi.
Venediklilerin elindeki Mora Yarımadası tek bir seferle başarıyla geri alındı. Ancak bu revizyonist hamle, Karlofça'nın garantörü pozisyonundaki Avusturya'nın antlaşmanın ihlal edildiği gerekçesiyle Osmanlı'ya savaş açmasına neden oldu.
Sadrazam Silahdar Ali Paşa, Avusturya ordusuna karşı giriştiği meydan muharebesinde ağır bir yenilgi aldı ve şehit düştü. Bu mağlubiyetin doğrudan sonucu olarak, Avrupa'nın kilidi konumundaki stratejik Belgrad Kalesi düşman eline geçti.